home.gif (1182 bytes)
 

19 Ağustos 2006
DUYURU
Beşiktaş Belediyesi’ne... Beşiktaş Arnavutköylüler’den açık mektup:

  1. 2000’den 2004’e kadar semt halkının “Tarihi İskele” meydanında bir Atatürk sembolü, simgesi dileği sözlü-yazılı, Belediye yetkililerine sürekli bildirildi, sonuç alınamadı. Semt halkı 2003’te imza kampanyası başlattı.
  2. 14.06.2004’te belediyenin değişen yeni yetkililerine imzalar teslim edildi.
  3. 2004-2006 arası 9 kez dilekçe verildi, 5 kez de bu konu basında yer aldı. Bu yayınlar da dilekçelere eklendi.        
  4. En son yayınlanan bir yazı sonrasında 11.06.2006’da semtteki şenlikte; Beşiktaş Belediye Başkanı nihayet söz verdi; “Bu meydana bir Atatürk heykeli dikilecek” dedi.
  5. Semt halkı mutlu oldu, sevindi. Ne var ki sevinçleri yarıda kaldı: Semt halkı Atatürk sembolü için Atamızın bu semt halkıyla... çileklerinden de ünlü balıkçılarıyla sıcacık ilişkilerini simgeleyici bir “ANIT” istemişti... “YER” olarak da iskele arkaya alındığında soldaki “KÖŞE”yi seçmişti... Atamız Atadan Yalısı’na geldiğinde kahvesini yudumladığı 2.kattaki terasın tam karşısındaki bu alan çok uygun bulunmuştu. Aşağıdaki fotoğrafta; çamurdan ilk TASLAK, Semt Halkının duygu ve düşüncelerine saygı duyan bir sanatçımız tarafından hazırlanmıştır.


               Balıkçı         Atamız     Makbule Atadan

Sayın Prof. Dr. Berika İpekbayrak tarafından hazırlanan ilk taslak.

  1. Bu “ANIT” geceleri de ışıklandırılmalıydı ve bize “Atatürk’ten vazgeçin” diyen şu şaşkın dünyalılar “kara”dan ve BOĞAZ’ın tüm dünya sularının buluşup kaynaştığı “SU”larından geçerken, düşünsünler.... O’na bağlılığımızın nedenlerini araştırsınlar ve ARTIK sussunlar.
  2. Ne yazık ki; yeni Belediye yetkilileri de 9 dilekçemizi hiçe sayarak bizleri iki yıl beklettikten sonra, nihayet “Bu meydana heykel dikilecek” dedi, ama semt halkının istediği “YER”de ve “BİÇİM”de değil.
  3. Daha önceki ve şimdiki Belediye yetkililerini sürekli yanıltanlar halkın coşkulu isteklerinden vazgeçmeyeceklerini anladıklarından, kurnazlıkla onlar da Atamızı istiyor görünmüş ama kötü niyetleri ile, kör bir inatla Atamızı arkada küçücük bir duvarda bir rölyef’e veya bir mask’a mahkûm etmek istemişler.
  4. Yeni Belediye yetkilileri semt halkının coşkulu istekleri karşısında “Heykel” demek zorunda kaldı ama yine “BİRİ”leri onları şaşırtmış olmalı ki... bu kez küçücük meydanda çok “EZİCİ” olacak biçimde tam ortada kocaman bir “kaide” ve üstünde “Atamız” olacakmış... Önde durak, iskele, yanda lokantalar, arkada boğucu görüntüler.
  5. Oysa semt halkı aynı yerde –meydan yeniden düzenlenmeden– var olan HAVUZ’unu ve AĞAÇ’ını istiyor... Yazları durakta sıcaktan kavrulan halk, o ağacın serinliğine sığınırdı.
  6. Ortadaki kocaman kaide üstüne heykel veya büst... neyse onlar gitmeli, yerine eskisi gibi bir HAVUZ ve 2 TOP-AKASYA ağacı gelmeli.
  7. Semt halkı, düşündüğü, düşlediği, dilediği gibi öndeki “KÖŞE”de Atamızın semt halkıyla, balıkçılarıyla sıcacık ilişkilerini simgeleyici bir “ANIT” istiyor.
  8. Yeni belediye yetkilileri tüm ülkemizde olduğu gibi... semt halkının içine sızan sinsi siyasi misyonerlerin ve onların kuklalarının oyunlarına mı geldi?... Sahte-maskeli Atatürkçüler onları da mı kandırdı, şaşırttı, yanlışlara yöneltti? Semtte şimdi bu bilinç yaşanıyor.
  9. Semt halkının imzaların da eklendiği 9 dilekçesi NEDEN hiçe sayıldı? Bilmek istiyoruz.                

Semt Halkı adına
Fezâl Esmen